TeknoBalta
Film Haberleri Haberler Sinema

2018’nin En Kötü Filmleri

2018’nin En Kötü Filmleri

2018 geçti gitti peki 2018’de izlediğiniz en kötü filmleri düşündünüz mü?

Hiç yorulmayın biz sizin için düşündük işte en kötü 2018 filmleri;

Öldürme Arzusu – Death Fish 

Konusu : Doktor Paul Kersey (Bruce Willis) travma vakalarında uzmanlaşmış bir cerrahtır. Eşi Lucy (Elizabeth Shue) ve kızı Jordan’la (Camila Morrone) birlikte mutlu bir hayatı olan doktor, evde bulunmadığı sırada yaşanan olayla sarsılır. Maskeli kişiler, Kersey’nin evine girerek ailesine saldırır. Olay sonunda eşini kaybeden, kızı ölümden dönen Kersey, polisin bu konuda elinin kolunun bağlı olduğunu görünce katilleri cezalandırmak ve kendi adaletini sağlamak için olayın faillerini tek tek aramaya koyulur.

Öldürme Arzusu, 1972’de Brian Garfield’ın yazdığı romandan 1974’te ilk kez sinemaya uyarlanan Death Wish filminin yeniden çevrimi olarak çekildi.

Özgürlüğün Elli Tonu – Fifty Shades Freed

Konusu : Fırtınalı geçen uzun bir dönemin ardında nihayet aşıklar kavuşmuş, Ana (Dakota Johnson) ve Christian (Jamie Dornan) evlenmişlerdir. Birlikte gerilimli ve zor günleri geride bıraktıklarını düşünen çift için önlerindeki hayat yine kolay olmayacaktır, nitekim Ana’nın eski patronu Jack Hyde (Eric Johnson) ve Christian’ın geçmişinde bırakmaya çalıştığı Elena Lincoln (Kim Basinger), hayatlarından çıkmamaya kararlıdır.

A Wrinkle in Time – Zamanda Kıvrılma

Konusu : Astrofizikçi bilim adamı Alexander Murry (Chris Pine), zaman ve boyutlarla ilgili birçok önemli çalışmaya imza attığı sırada bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Birçok kişi Murry’nin öldüğünü düşünmektedir, ancak kızı Meg (Storm Reid) ve eşi Kate (Gugu Mbatha-Raw) başka bir boyuta geçmiş olabileceğine inanmaya devam etmektedir. Bir gün Meg’in erkek kardeşi Charles (Deric McCabe), Bn. Hangi, Bn. Neydi ve Bn. Kim adlarında 3 tuhaf kadınla tanışmalarını sağlar. Onlar da Alexander’ın hayatta olduğuna inanmaktadır. Meg, Charles ve Meg’in arkadaşı Calvin (Levi Miller), hayallerine sığmayacak bir dünyaya yolculuk ederek karanlık güçlerle savaşırlar.

I Feel Pretty – Acayip Güzelim

Konusu : Renee (Amy Schumer) güzel bir kadın olmadığını düşündüğü için müthiş bir özgüvensizlikle yaşamını sürdürmektedir. Bir gün spor yaparken bisikletten düşerek başını vuran Renee, uyandığında aslında görüntüsünde hiçbir değişiklik olmasa da kendisini aşırı derece güzel ve çekici bulmaya başlar. Daha önceden yapmaya çekindiği her şeyi cesurca deneyerek bambaşka bir insana dönüşecektir.

Action Point 

Konusu : Tuhaf biri olan D.C., raylı sistemlerin azami eğlence için minimum güvenlikle tasarlandığı, düşük ücretli, kontrol dışı bir eğlence parkının sahibidir. Tam D.C.’nin ona yabancılaşmış olan genç kızı Boogie’nin ziyareti sırasında, yakınlara kurumsal bir mega-park açılır ve D.C.’nin parkı Action Point’in geleceğini tehlikeye atar. Sevgili tema parkını ve kızıyla olan ilişkisini kurtarmak için, D.C. ve tuhaf ekibi her türlü numarayı yapacak ve her şeyi göze alacaktır…
Filmin yönetmen koltuğunda Tim Kirkby otururken, senaristliğini John Altschuler ve Johhny Knoxville yapmaktadır.

Slender Man – Uzun Kabus

Konusu : 4 genç kızdan oluşan bir arkadaş grubu, Slender Man efsanesinin gerçek olmadığını teyit etmek için bir ritüel gerçekleştirir. 1 hafta sonra içlerinden Katie (Annalise Basso) ortadan kaybolur. Olayı araştıran arkadaşları, Slender Man’in gerçekten var olduğuna inanmaya başlamışlardır. Artık onu akıllarından atmaları, gözlerinin önünden silmeleri mümkün değildir.

The Happytime Murders – Edepsiz Kuklalar

Konusu : İnsanlar ve kuklaların birlikte yaşadığı bir dünyada Phil Philips adlı kukla, Los Angeles polisine seçilmeyi başaran ilk kukla olmuştur, ancak sonrasında atılmış, özel dedektif olarak çalışmaya başlamıştır. 1980’lerin ünlü dizisi The Happytime Gang’in kuklalarının seri cinayetlere kurban gitmeye başlamasıyla Phil ile eski ortağı Connie Edwards (Melissa McCarthy) tekrar bir araya gelerek katili bulmaya, kendisi üzerinde toplanan şüpheleri de dağıtmaya çalışacaktır.

The Nun – Dehşetin Yüzü

Konusu : Geçmişinde karanlık olaylar yaşamış Rahip Burke (Demián Bichir) ve rahibe olmak için son aşamalara gelmiş genç rahibe adayı Irene (Taissa Farmiga), kendini öldürmüş bir rahibeyle ilgili araştırma yapmak için Vatikan tarafından Romanya’nın ücra bir köşesindeki bir manastıra gönderilir. Manastırın sırrını öğrenen ikili, sadece hayatlarını değil, hayatlarını adadıkları inançlarını da ortaya koyarak bir rahibe formuna karşılarına çıkan şeytani güçle savaşacaktır.

The Predator 2018

Konusu : Eski bir Özel Kuvvetler askeri olan Quinn McKenna (Boyd Holbrook) Meksika’da paralı bir görevde bulunduğu sırada bir uzaylıyla karşılaşır, bu uzaylı teknolojisine ait bazı parçaları evine gönderir. Ancak oğlu Rory’nin (Jacob Tremblay) bu paketi yanlışlıkla açması, uzayın en derinlerinden korkunç yaratıkların yeniden dünyaya gelmesine neden olur. Üstelik bu yaratıklar, başka gezegenlerdeki varlıklarla gen havuzlarını genişletmiş, iyice güçlenmiştir. Onları durdurabilecek tek güç, bir grup eski asker ve bir de özel hayatındaki sorunlarla mücadele eden fen bilgisi öğretmeni olacaktır.
The Predator filmi kronolojik olarak, 1990 yapımı Predator 2 ve 2010 yapımı Predators’ın arasında 

The 15:17 to Paris – 15:17 Paris Treni

Konusu : Amerikan askerleri olan Spencer Stone, Anthony Sadler ve Alek Skarlatos, Paris treninin yolcuları arasındadır. Sakin bir yolculuk yapmayı bekleyen üçlünün bilmediği şey ise büyük bir IŞID atağına hazırlanmakta olan Ayoub El-Khazzani’nin silahlı bir şekilde, aynı trende olduğudur. Terör saldırısı başladığında, 3 asker, başkalarını korumak için kendi hayatlarını ortaya koyacak ve tarihe geçecek bir olaya imza atacaklardır.

Forever My Girl

Konusu : Lise yıllarında aşık olduğu kadın ile kendi hayatı arasında kalan genç kendi hayatını tercih edecek çok büyük hayaller kurduğu o güzel kızı geride bırakarak hayatını sürdüren ve yaklaşık 10 yıl sonra pişmanlıktan geri dönmeyi düşünecek adam acaba eski sevdiği kızı bulabilecekmidir. Müzikal , dram ve romaintik türünde türkçe altyazılı bir film sizlerle. Forever My Girl 2018 yılında yayınlanmış bir filmdir ve yönetmen koltuğunda Bethany Ashton Wolf bulunmaktadır.

Winchester – Winchester Gizemli Ev

Konusu : Winchester Tüfekleri servetinin varisi Sarah Winchester, San Francisco’nun 50 mil dışında, izole bir arazi üzerinde malikanesinin yapımına başlar ve onyıllardır, haftanın 7 günü, günün 24 saati boyunca tadilatlar durmaksızın devam eder. Nihayetinde Winchester Malikanesi devasa bir hale gelir. Dışarıdan bakıldığında çıkmaz koridorlar, karmaşık odalar, labirentler ve boş duvarlara açılan kapılarla tamamen bir kadının deliliği olarak algılanmaktadır. Ama Sarah bu devasa kaosu kendisi için kurmamıştır. Yeğenini ve başarılı doktor Eric Price’ı evine davet eden Sarah’nın bir planı vardır. İnşa ettirdiği bu karmakarışık yapı aslında evin içinde barınan yüzlerce intikamcı hayaletin kafasını karıştırmak için dizayn edilmiştir. Üstelik bu çıkışı neredeyse imkansız hapishanede bulunan hayaletlerden en tehlikelisin Winchester ailesi ile görülecek bir hesabı vardır… Peter ve Michael Spierig’in yönetmen koltuğunda oturduğu, aynı zamanda Tom Vaughan ile birlikte senaryosunu kaleme aldıkları korku filminin oyuncu kadrosunda Helen Mirren, Sarah Snook ve Jason Clarke yer alıyor.

Gringo

Konusu : Yumuşak huylu iş adamı Harold Soyinka için işler pek iyi gitmemektedir. Kimi olaylar sonucunda Harold kendini, sırttan bıçaklayan meslektaşlarının, yerel uyuşturucu baronlarının ve yozlaşmış paralı askerlerin insafına kalmış halde bulur. Kanuna saygılı bir vatandaşken aranan bir suçluya dönüşen Harold, giderek daha tehlikeli hale gelen durumunun içinde hayatta kalmaya çalışmak zorundadır… 
Yönetmen koltuğunda Nash Edgerton’ın yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Joel Edgerton, David Oyelowo, Amanda Seyfried ve Charlize Theron yer alıyor.

Welcome to Marwen – Marwen’a Hoş Geldiniz

Konusu : Steve Carell, filmde beş adam tarafından neredeyse öldüresiye dövüldükten sonra komada dokuz gün ve hastanede kırk gün geçiren fotoğrafçı Mark Hogancamp’i canlandırıyor. Hogancamp saldırıdan sonra beyin hasarı yaşar ve terapi için minyatür figürlerden oluşan devasa bir 2. Dünya Savaşı dönemi kasabası oluşturmaya başlar. Kasabada yaşayanlar ise kendisinin, arkadaşlarının, ilişkilerinin ve hatta kendisine saldıranların figürleridir. Oscarlı yönetmen Robert Zemeckis’in filmi hem gerçek dünyada, hem de Hogancamp’ın minyatür köyünde yaşananları konu alır.

Mortal Engines – Ölümcül Makineler 

Konusu : Ölümcül Makineler, büyük bir yıkımın ardından kurulan yeni düzende hayatta kalmaya çalışan insanların hikayesini konu ediyor. Medeniyeti yok eden büyük felaketin ardından yıllar geçmiştir. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. İnsanlar kendilerine yeni bir yaşam biçimi geliştirmiştir. Yeryüzünde hareket eden büyük şehirler, dünyada dolaşarak daha küçük olan kasabaları vahşice yağmalamaktadır. Tom Natsworthy, yürüyen büyük şehirlerden olan Londra’nın alt sınıfındandır. Tehlikeli kaçak Hester Shaw ile karşılaşan Tom Natsworthy artık hayatta kalmak için savaşmak zorundadır. Bu iki farklı insan hayatlarının değişmesine neden olan bir ittifak kurar. Yollarının kesişmesi beklenmedik olan bu ikilinin kurduğu ihtimal dışı ortaklık, dünyanın kaderini değiştirecektir.

Holmes & Watson

En kötü Film 2018’nin

Benzer Yazılar

Yeni MOBA Oyunu Paragon’un Sistem Gereksinimleri Açıklandı

Mertianz

Bu Haftadaki Fragmanlar! -19.08.2018

TeknoBalta

Steam’e Rakip Facebook Gameroom

TeknoBalta

Dilerseniz Yorum Yazabilirsiniz...

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bununla ilgili iyi olduğunuzu kabul edeceğiz, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul Daha Fazlası

×
Göster






×
Göster